Pınarbaşı Tarihi

    
     Pınarbaşı, ilk olarak 1277-1861 yılları arasında Aziziye adıyla Sivas Vilayetine bağlı bir kaza merkezi olmuştur. Bu tarihten önce idari taksimattaki yeri hakkında tarihi kayıtlarda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Şirvan Dağı'nın kuzeyinden çıkan su, ilçeye adını vermektedir, Sultan Abdülaziz'in tahta çıktığı 1861 yılında Sivas'a bağlı bir yerleşim alanı olan kaza, 1863 yılında ilçe yapılmış; Pınarbaşı 1926 yılında da Kayseri'ye bağlanarak bu günkü statüsünü kazanmıştır. İl merkezinin doğusunda 89 km. uzaklıkta bulunan ilçemizin yüzölçümü 3328 kilometrekaredir. 
            Tarihi eserlerden birçok devlet ve uç beyliklerinin sınırları içerisinde kaldığı bu beylikler arasındaki mücadelelere sahne olduğu anlaşılmaktadır.
Pınarbaşı’nın kuzeybatısında bulunan Melikgazi adıyla bilinen ve Danişment Gazi oğullarından Emir Gazi ve ailesine ait olduğu tahmin edilen türbe ve mumyalardan; İlçemizin bir dönem Danişment Beyliği hükümranlığında kaldığı, 1178’den sonra bu beyliğin Sultan ll. Kılıçaslan’ın baskısıyla Suriye topraklarına çekilmesinden sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliğine girdiği tahmin edilmektedir.
         İlçemiz, Cumhuriyetimizin ilanından sonra, hemen kıyısında uzanan alanda kurulu bulunduğu Şirvan Dağının eteklerinden kaynayan pınardan dolayı Pınarbaşı adını almıştır.